Aşırılık, aşırıcılık, fanatizm ve bağnazlık¹. Benzer birden fazla anlamı olan bu kavram insana, insan yaşamı boyunca peşinden gidildiği sürece zarar verir. Fanatizmi ele aldığımızda ülkemizdeki insanların problemlerinden biridir. Bunun sebepleri arasında genele vuracak olursak muhafazakar karakterlerin var oluşu yatmaktadır.

Aristotales’in ahlak felsefesine göre; insan, mutluluğa ulaşmak için aşırı uçlardan kaçınmalı, orta yolu seçmelidir.

İşte başlıklar altında fanatizm, aşırılık, bağnazlık.

Politika

Siyasi ideolojiler açısından ele alırsak; sağ görüşlüysen aşırı sağ olmayacaksın veya sol görüşlü isen de aşırı sol da olmayacaksın çünkü bu at gözlüğü yaklaşımı -hayatın merkezinde olan politikadan kurtuluşun olmadığı gibi- gerçekleri görmenizi engelleyecektir. Çünkü körü körüne bağlanmak, ne deniyorsa ne yapılıyorsa sırf kendi düşünce sistemini temsil ediyor diye inanmak, aşırılıktır, bağnazlıktır. Hakaretler, küfürler, iftiralar, kirletme ve karalama çabaları sık görülen politik fanatizmin sonuçlarındandır.

İşte bu yüzden benim gözümde Sözcü de Akit de tehlikelidir.

Futbol

Fanatizm, bilindiği üzere futbolla bağdaştırılıyor. Bunda da aşırılık söz konusu olduğunda tehlikeyi görebiliyoruz. Mesela koyu fanatik taraftarlar yüzünden maçlarda çıkan kavgalarda ölümle sonuçlanan vakalar olabiliyor. En iyi ihtimal kolu bacağı kırılıyor insanların. Çünkü söz konusu kişi, hayatının merkezine koyduğu takımı yenilgiyle bağdaştıramayınca önüne gelene saldırıyor ve kötü sonuçlar doğuyor. Burada verilen zararın sebebi yine fanatizmden, aşırılıktan kaynaklanıyor. Bunun devamı psikolojinin konuları arasına giriyor, burada bitiriyorum.

Aşk ya da adına ne dersen.

Sevgi ya da aşk. Platon “aşk bir çeşit şuur bozukluğudur” diyor ama yine de ele almak lazım. İşte söz konusu aşk olduğunda dahi aşırı sevmeyeceksin. Becerebiliyorsan tabii. Belki bunu yazdığım için duygusuz olduğum düşünülebilir ama bahsetmek istediğim konu farklı. Bırakın ayrılmayı falan. Ergen ilişkilerinden bahsetmiyoruz. Aşırı sevdiğiniz bir insanı kaybettiğinizi düşünün?  Sonuç kötü, çok kötü. Psikolojik buhranlarla sonuçlanabilecek bir vaka görünüyor ortada. Hatta beraberinde intiharlara kadar gidebilir bu durum. Ne acı !

Hem ne diyor Can Yücel: Çok sahiplenmeden, çok ait olmadan yaşayacaksın / Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi /  Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.

Para

Para derken zenginlik veya bir başka parasal kavramdan bahsetmeyeceğim. Aristotales felsefesiyle hareket edecek, müsriflik ve cimrilikten bahsedeceğim. Gereksiz yere çok para harcama müsriflik, gerekli dahi olmasına rağmen hiç para harcamama cimriliktir. İkisi de hastalık sayılabilecek durumlardır bence. Her iki durumla da karşı karşıya kaldığımızda durumun yine tehlikeli olduğunu görebiliyoruz. Müsriflik ile devam eden bir hayat fakirliğe yani parasızlığa, cimrilikle devam eden bir hayat ise yalnızlığa çevre edinememeye sebep olabilir. Bu sebeple her ikisinin ortası olan cömertlik tercih edilmeli. Gerektiği yerde gerektiği şekilde para harcamasını bilmeli.

Aristotales diyor ki; insan, gözü kara ile korkaklık arasında orta yol olan cesareti, müsriflik ile cimrilik arasında orta yol olan cömertliği seçmelidir. 

Güzellik

Belki konuyla çok bağlantısı olmasa bile aşırılığın nelere mal olabileceğini anlatmak adına bu başlığı da kullanmak istedim. Estetik yargılar kişiye özel olmakla birlikte, bazı durumlarda genel yargıya ulaşmak mümkündür. Mesela Miss World veya Mr World dünya güzellik yarışmalarında birinci olanlar tüm toplumun güzel olarak kabul ettiği insanlardır. İşte güzellikteki aşırılıkta -ki Allah vergisi olmasına rağmen- bence tehlikelidir. Aşırı güzel bir insan hayatı boyunca mutlu olamama sorunuyla karşı karşıya kalabilir. Çünkü standartların üstünde bir güzellikle aşırı egoya sahip olabilmesi mümkündür. Bu da beraberinde narsizmi² getirir, ve sonrası psikolojik sorunlarla devam eder. Sonuç mu? Mutsuzluk, huzursuzluk.

Cesaret

Aşırı cesaretli olmak gözü kara olmakla adlandırılabilir. Aşırı cesaretsiz olmak ise korkaklıktır. Bu sebeple bu iki kavramın ortasına cesaretli olmak diyelim ve böyle ele alalım. Gözü kara olmak, yukarıda saydığım diğer etmenler gibi yine tehlikeli olan unsurlardan biridir. Çünkü böylesi bir konumda sonunuz mezarlık, hapishane ya da sokaklar olabilir. Siz gözü kara iseniz, sizden daha gözü kara olan birisi sizi mezarlığa gönderebilir. Pek tabii, sizin bu saçma gözü karalığınız bir başkasına zarar verdiğiniz için sizi hapishane köşelerinde yıllarca volta atarak yaşlanmaya sürükleyebilir. Ayrıca gözü kara girişimleriniz yüzünden bütün paranızı batırabilir, evsiz-arabasız sokaklarda yatabilirsiniz. Bu da ihtimal dahilindedir.

Korkaklık ise, hayatınız boyunca ciddiye alınmama sorunuyla karşı karşıya bırakabilir. Korkaklık, genelde çocuklara özgü bir nitelik olduğundan olduğundan dolayı hayatınızın diğer evrelerinde ciddiye alınmayıp yetişkin gözüyle değerlendirilmeyebilirsiniz.

Bu sebeple yine bu iki kavramın ortası olan cesaret tercih edilmelidir. Tercih pek tabii sizindir.

İtidal: İşte En Sevdiğim

En iyi yol orta yoldur. En iyi yol aşırılıktan aşırıcılıktan uzak yoldur.

¹ Bağnazlık: Bir düşünceye, biri inanışa aşırı ölçüde bağlanıp ondan başkasını düşünememe durumu, taassup.

² Narsizm: Narsisizm veya özseverlik, kişinin kendisine tapması, kabaca tabirle kişinin kendisine aşık olması olarak tanımlanan bir terimdir.

(Visited 22 times, 1 visits today)