Bulgaristan’dan Türkiye’ye gelip yerleşmiş olan ve kendisini muhacir, 93 harbi muhaciri, 1951 muhaciri, göçmen, eski göçmen veya 89 göçmeni olarak tanımlayan kişiler için Türkiye’de halk arasında, hatta aydınlar arasında da yaygın olarak kullanılan isim “Bulgar Göçmeni”dir. Bunun yanında “Bulgar Türkü” ifadesi de kullanıldığı görülür. Oximoron bir kavram olmakla birlikte, bunun neden bu şekilde kullanıldığının tartışılması gerekir. Bu bir çeşit “Türkiye Yahudileri”, “Türkiye Ermenileri” demek yerine “Türk Yahudileri”, “Türk Ermenileri” demek gibi bir anlam ifade etmektedir. Örneğin Almanya’da ikinci, üçüncü kuşak Türklerin Almanya’da entegre olduğunu ve büyük ölçüde de asimile olmaya başladığını ifade etmek üzere “Deutschtürke” (Alman-Türk) kavramı kullanılmaktadır. Benzer bir kavram Bulgaristan’da Pomaklar için kullanılmakta, onlara “Bılgari-Mohamedani” (Bulgar-Müslümanlar) denmektedir. Buradaki vurgu aynı etnik kökene dayanmayla ilgilidir. Almanya’daki “Alman-Türk” kavramı aslında “Almanlaşmış Türk” anlamına gelmektedir. Türkiye’deki Türk Yahudileri de büyük ölçüde “Türkleşmiş Yahudiler” anlamında kullanılmaktadır. Bulgaristan’da birçok tarihçi veya siyaset bilimi uzmanı da Türkler için “Bılgarski Turtsi”, bir çeşit “Bulgar Türkleri” (buradaki Bulgar kelimesi sıfat olarak kullanılıyor) kavramını kullanıyor. İngilizce yazarken de “Bulgarian Turks” kelimesi kullanılarak, hem “Bulgaristan Türkleri”, hem de “Bulgar Türkleri” olarak anlaşılabilecek bir ifade tercih edilmektedir.

Türkiye’de kullanılan “Bulgar Türkü” kavramı göçmenler tarafından sert bir şekilde reddediliyor ve yabancılaşmaya neden oluyor. Çünkü göçmenlere göre kendileri Bulgar olmadıkları, Türk oldukları için göç etmek zorunda kalmışlardır ve buna rağmen “Bulgar” olarak adlandırılmak kendilerince hakaret olarak algılanmaktadır. Bulgaristan’dan Türkiye’ye gelmiş olan Müslümanlar ile Bulgarlar arasındaki fark bilinmesine rağmen “Bulgar”, “Bulgar Türkü” kavramının kullanılmasını belki Türkiyedeki “Bulgar” kavramının kullanımıyla açıklamak mümkün olabilir. “Bulgar” kavramı halk arasında etnik bir kavram olmaktan çok coğrafi bir kavram olarak da kullanıldığında “Bulgaristan coğrafyasından olan” anlamına gelebiliyor. Gelibolu yarımadasında bir köyde burada yaşayanların kimler olduğunu sorduğumda “Çoğu Bulgar’dan geliyor” cevabını aldım. Buradaki “Bulgar” kelimesinin “Bulgaristan” anlamında kullanıldığı açıktır. Bu durumda “Bulgar göçmeni” demekle kastedilen “Bulgaristan göçmeni”dir. Benzer bir örnekle Batı Trakya Türkleri arasında karşılaştım. Eski Sovyet topraklarından 1990 sonrasında Yunanistan’a göç eden çok sayıda Rum, Batı Trakya (Gümülcine) bölgesine yerleştirildi. Bu Rusyalı Rumları ifade etmek için orada yaşayan Türklerin “Rus” kelimesini kullandıklarını gördüm. Buradaki “Rus” kelimesi de “Rusyalı” kelimesinin kısaltılmış şekli olarak düşünülebilir. Aynı şekilde Yunanistan’da eski Sovyet cumhuriyetlerinden gelen Rumlara “Rosopontios” (“Rus-Pontuslu”) denmekte, bununla da Rusyalı Pontuslu denmek istenmektedir. Almanya’da eski Sovyetlerden gelen Alman göçmenler için ayrımı daha net bir ifade “Russlands-Deutsche” (Rusya Almanı) kullanılmaktadır.

Buna rağmen “Bulgar göçmeni” yerine kısaltma yapmadan “Bulgaristan göçmeni” kavramının kullanılması elbette ki daha doğru olacaktır ve böylece yanlış anlaşılmalar önlenebilecektir.

(Visited 643 times, 2 visits today)

Leave A Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.