İş hayatındaki iletişime ve toplantılara baktıkça,

bu ünlü repliği hatırlamamak ve uyarlamamak olmazdı…

Gününüz ortak çalışmalarla, görüşmelerle ve de bitmeyen toplantılarla mı geçiyor?

Ya da uzuuunn uzun süregelen bu mesai emiciler çoğunlukla hiçbir sonuç çıkarmıyor mu?

Ortalıkça bolca söz, yazışma, bilgi alış verişi,

başka birimlere göstermelik refakat etmeler ya da fikir istemeler, konusu belli olmayan konuşmalar,

bol sohbetli görüşme süreçleri, mahsus yapılıyor desen kabul edilir türden savsaklıklar,

sonuç oluşturmayan ve kişisel yükleri devretmekten öteye gitmeyen iş paylaşımaları mı var?

Evet… Buradaki teşhis tam olarak şu ki; toplantılarınızda hayat yok!

I See Dead Meetings Everywehere…

Konuyu, süreci, zamanlamayı, görev dağılımını ya da konuşulması

gerekenleri önceden planlamak,

kaliteli ve net iletişim kurup iş ilerletme niyetinde olmak, soruları ve ana tartışma konularını önceden not almak,

bir yönlendirici ya da lider kontrolünde iletişimi akıcı hale getirmek, sonuç oluşturmak ve bir sonraki buluşma için ödevleri paylaşmak

gibi basit önlemleri tabi ki sayabiliriz.

Va tabi ki çoğunluğun süregelen alışkanlıklara uyduğunu söylemek de mümkün.

Ama sıkıntılı ve acı olan şu ki

verilen kıyafeti bir temsil çocuğu gibi üzemize giysek bile bu uyduğumuz temsil,

kişinin bütün yetkinliğini, bireyselliğini, kalitesini ve gelişimini

elinden alıp gidiyor sanki…

Ne dersiniz?

(Visited 14 times, 1 visits today)